Taksirle Adam Öldürmek/ Taksirle Ölüme Sebebiyet Vermek

Bu suç tipinde kanunun koruduğu hukuki değer insanların yaşam hakkıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 85/1 Maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre  “Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Bu suç tipi ancak insanlara karşı işlenebilir.

Taksirle Adam Öldürmek Suçunun Maddi Unsur Bakımından İncelenmesi

1- Hareket Unsuru

Suçun maddi unsuru, mağdurun ölümü için nedensellik arz eden failin davranışıdır. Bu davranış için Kanun belli bir kalıp ortaya koymadığı için davranışın herhangi bir şekilde gerçekleştirilmesi mümkündür. Örneğin bir trafik kazası olabileceği gibi, bir inşaat çalışması veya yol yapımı sırasında da bu suç işlenebilir. Söz konusu davranış icrai olabileceği gibi ihmali de olabilir. Önemli olan ihmali davranış bakımından da davranış ile davranış neticesinde meydana gelen ölüm arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından ise failin, meydana gelen ölüm neticesine engel olmak için göstermesi gereken özene aykırı hareket ettiğinin ve hareketin böyle bir neticeyi meydana getirebileceğinin objektif olarak kabul edilebilir olması gerekir.

2-  Netice Unsuru

Tıpkı kasten işlenen suçlarda olduğu gibi taksirle işlenen suçlarda da faili sorumlu tutabilmek için neticenin öngörülebilir bir netice olması gerekir. Dolayısıyla taksirle öldürme suçu bakımından da failin, ancak öngörülebilir bir neticeyi öngörememiş veya öngörmüş olmasına rağmen, bilgisine, yeteneğine güvenerek sonucu istemeksizin hareketine devam etmiş olması icap eder.

Olaya neden olan failin hareketi sonucunda birden fazla insanın ölümü ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neticesinin ortaya çıkmış olması 85/2. maddede ağırlaştırıcı sebep olarak düzenlenmiştir.

Taksirle Adam Öldürmek Suçun Manevi Unsuru; Suçun manevi unsuru taksirdir. Failin önce objektif olan özen yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığına bakılır, sonra neticenin öngörülebilir olup olmadığı somut olay ve fail açısından değerIendirilir.

Suçun Hukuka Aykırılık Unsuru; Hukuka aykırılık unsuru bakımından taksirle öldürme suçu ile kasten öldürme suçu arasında esaslı bir fark yoktur. Taksirle bir insanın ölümüne neden olunduğunda, bu fiil karine olarak hukuka da aykırıdır. Bunu ortadan kaldıran bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması hâlinde ise fiil suç teşkil etmeyecektir.

Cezayı Azaltan Şahsi Sebepler; TCK’nın 22/6. maddesi bağlamında cezalandırılmaya engel olan ya da cezayı azaltan şahsi sebeplere de değinmekte fayda vardır. Buna göre, “Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.” Bu düzenlemenin fiili suç olmaktan çıkarmadığına, yani özellikle bunun bir hukuka uygunluk sebebi olmadığına dikkat edilmelidir.

Taksirle Adam Öldürmek Suçunda Ağırlaştırıcı Sebepler

Türk Ceza Kanunumuza göre taksirle öldürme suçu için Kanun’da iki şekilde ağırlaştırıcı sebep öngörülmüştür.

1- İşlenen fiil neticesinde birden fazla insanın ölmesi,

2-  Bir ya da birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasıdır

Taksirli fiil neticesinde ölüm meydana gelmiş ve buna ek olarak birden fazla kişi yaralanmış ise bu ağırlaştırıcı sebebin uygulanabilmesi için meydana gelen yaralanmanın niteliğine göre şikayet şartı aranmaktadır.

Türk Ceza kanununda bu suç için özel bir içtima hükmü mevcuttur. Birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölmesiyle birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olunması hâllerinde, faile verilecek cezanın üst sınırı ağırlaştırılmıştır. Böylece taksirli fiil neticesinde örneğin iki kişinin ölmüş olması durumunda faile iki ayrı taksirle öldürme suçundan ya da bir kişinin ölmesi, bir kişinin de yaralanması durumunda hem taksirle öldürme hem taksirle yaralama suçlarından ayrı ayrı ceza verilmeyecek, gerçek içtima yapılmayacak, fail yalnızca 85/2. maddede öngörülen 2-15 yıl arasındaki sınırdan cezalandırılacaktır.